Adres
Kurfürstenstraße 840211 Düsseldorf

gerçekleştirilen sınav
nitelikli öğretmen
yıllık deneyim
Neden RBI Düsseldorf
Rheinisches Bildungsinstitut (RBI), yılların tecrübesiyle Almanca dil eğitimi ve sınav hazırlığında güvenilir bir adrestir. Size başarıya giden yolda ihtiyaç duyduğunuz desteği sağlıyoruz!



Rheinisches Bildungsinstitut (RBI), 2016 yılından bu yana Düsseldorf merkezli bir eğitim kurumu olarak Almanca dil eğitimi ve telc sınav hazırlığı alanında hizmet vermektedir. Amacımız, uluslararası öğrencilerin ve profesyonellerin Almanca öğrenme sürecinde en kaliteli eğitimi sunarak hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.
Türkçe destekli hizmetimiz ve yılların tecrübesiyle, size güvenilir bir öğrenme ortamı sağlıyoruz.
Almanca kurslarımız ve sınav hazırlık programlarımızla dil seviyenizi güvenle geliştirebilirsiniz. Her seviyeye uygun, kaliteli ve etkili eğitim sunuyoruz.
Almanca kurslarımız ve telc sınavları hakkında merak ettiğiniz her şeyin cevabı burada!
Eğer sorularınız burada yanıtlanmadıysa, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. Ekibimiz size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır.
Almanca’da “können” fiili, bir modal fiilidir ve birçok durumda yetenek veya olasılık anlamı taşır. “Können” fiilinin şahıslara göre çekimleri aşağıdaki gibidir:
| Şahıs | Können Fiil Çekimi |
|---|---|
| Ich (Ben) | kann |
| Du (Sen) | kannst |
| Er/Sie/Es (O, erkek/kadın/cinsiyetsiz) | kann |
| Wir (Biz) | können |
| Ihr (Siz) | könnt |
| Sie/sie (Onlar/Siz, saygı ifadesi) | können |
Unutmayın, modal fiiller genellikle başka bir fiil ile birlikte kullanılır ve bu durumda ikinci fiil genellikle cümlenin sonunda ve infinitif formdadır.
Almanca’da “önünde” ifadesi “vor” veya “davor” şeklinde, “arkasında” ifadesi ise “hinter” veya “dahinter” şeklinde çevrilebilir.
“Vor” kelimesi, bir şeyin veya bir kişinin önündeki konumu belirtmek için kullanılır. Örneğin, “Das Auto ist vor dem Haus” (Araba, evin önünde) cümlesi bu kullanıma bir örnektir.
“Hinter” kelimesi, bir şeyin veya bir kişinin arkasındaki konumu belirtir. Örneğin, “Der Ball ist hinter dem Stuhl” (Top, sandalyenin arkasında) cümlesi bu kullanımı gösterir.
“Davor” ve “Dahinter” ise sırasıyla “önünde” ve “arkasında” anlamında olup daha çok cümle içindeki bir önceki nesne veya durumu referans alırken kullanılırlar.
Yer bildiren edatlar, Almanca dilinde önemli bir yere sahip olup bir şeyin veya birinin yerini belirlemekte ve hikayeleri, talimatları veya yol tariflerini anlatmakta kullanılırlar. Bu kelimeler genellikle belirli bir dil bilgisi yapılarına uyar ve anlamını belirler. Yer bildiren edatların doğru bir şekilde kullanılması, Almanca konuşma ve yazma becerilerinin geliştirilmesi için önemlidir.
Nominativ, Alman dilindeki dört isim hali durumundan biridir. Diğer üçü Akkusativ, Dativ ve Genitiv‘dir. Nominativ durumu, genellikle cümledeki öznenin belirtildiği durumdur. Özne genellikle eylemi gerçekleştiren veya bir durum veya nitelik belirleyen kişi, yer veya şeydir.
Örneğin, “Der Hund bellt” (Köpek havlıyor) cümlesinde “Der Hund” (Köpek) özne konumunda olup Nominativ halindedir çünkü eylemi (havlamayı) gerçekleştiren o’dur.
Bir diğer örnek, “Das ist mein Buch” (Bu benim kitabım) cümlesinde, “Das” (Bu) ve “mein Buch” (benim kitabım) Nominativ halinde kullanılmıştır. Bu cümlede, “Das” ve “mein Buch” birer öznedir ve her ikisi de bir durum ya da niteliği belirtmektedirler.
Nominativ durumu, bir cümledeki başlangıç noktasıdır ve genellikle Almanca öğrenirken ilk öğrenilen durumdur. İsimler, sıfatlar ve belirli/belirsiz artikel takıları (der, die, das / ein, eine) Nominativ durumuna göre çekimlenir. Bu yüzden, bir kelimenin Nominativ hali genellikle bir sözlükte gördüğünüz halidir. Bu durumun iyi bir şekilde anlaşılması, Almanca dil bilgisini anlama yolunda önemli bir adımdır.
Almanca’da Nominativ halini içeren birkaç cümle örneği:
“Kendini beğenmek” ifadesi, Almanca’da “sich selbst gefallen” ya da daha yaygın kullanılan bir tabirle “sich für etwas Besseres halten” olarak ifade edilir. İlk ifade, kelime kelime çeviriyle “kendini hoş bulmak” anlamına gelir ve bu, bir kişinin kendisini beğendiği genel anlamını taşır. İkinci ifade ise “kendini bir şeyden daha iyi tutmak” anlamına gelir ve bu da genellikle bir kişinin kendisini diğerlerinden üstün görmesi durumunu ifade eder.
Bu iki ifade de, bir kişinin kendisini aşırı derecede beğendiği ve genellikle kendisini diğerlerinden daha üstün ya da daha değerli gördüğü bir durumu tanımlar. Bu durum genellikle olumsuz bir konotasyona sahiptir, çünkü “kendini beğenmiş” bir kişi genellikle egoist, kibirli ya da özgüveni aşırı yüksek olarak görülür. Ancak, dilin ve kültürün farklılıklarından dolayı, bu ifadelerin her ikisi de tam olarak Türkçe’deki “kendini beğenmek” ifadesinin tüm nüanslarını taşımaz. Yine de, genel olarak bu ifadeler, bir kişinin aşırı özgüven ve ego ile karakterize edilen bu durumunu oldukça iyi bir şekilde ifade eder.
Almanca öğrenmek için kullanabileceğiniz bir dizi online platform ve kurs bulunmaktadır. İşte bunlardan bazıları:
Bu online kurslar, farklı öğrenme stillerine ve seviyelere uygun çeşitli seçenekler sunar. Hangi platformun sizin için en iyi olduğuna karar vermek, öğrenme hedeflerinize, bütçenize ve tercih ettiğiniz öğrenme şekline bağlıdır.
Evet, kendi kendine Almanca öğrenmek mümkündür. Kendi kendine dil öğrenme, özellikle internetin sunduğu zengin kaynaklar sayesinde, günümüzde daha uygulanabilir bir seçenek haline gelmiştir.
Almanca gramer kitapları, online dil öğrenme platformları, Almanca öğretici videolar, podcast’ler ve interaktif uygulamalar, bu dilin öz yeterlilikle öğrenilmesine yardımcı olacak araçlar arasında yer alır. Önemli olan, düzenli ve tutarlı bir şekilde çalışmayı sürdürmektir.
Ancak kendi kendine dil öğrenirken bazı zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Kendinizi disipline etmek, doğru kaynakları bulmak ve yanıtları olmayan sorularla karşılaşmak, kendi kendine öğrenmenin sık rastlanan zorluklarıdır.
Bu zorlukların üstesinden gelmek için, öğrenme sürecinizi bir öğretmen veya dil partneri ile desteklemeyi düşünebilirsiniz. Kendi kendine öğrenmenin esnekliği ve rahatlığı ile birlikte, rehberlik ve destek, Almanca öğrenme sürecinizi daha verimli ve zevkli hale getirebilir.
Genitiv, Alman dilinde bir iyelik ya da bağlantı durumunu göstermek için kullanılır. İngilizce’deki “‘s” veya “of” yapısına benzer şekilde işler. Genitiv durumu genellikle bir şeyin veya bir kişinin bir başkasına ait olduğunu belirtmek için kullanılır. Genitiv durumu, genellikle bir ismin diğer bir isimle olan ilişkisini belirler.
Örneğin:
Genitiv durumu genellikle formal ve yazılı Alman dilinde daha yaygın olarak kullanılır.
Günlük konuşma dilinde genellikle Dativ durumu genitivin yerini alır, özellikle de belirli prepozisyonlarla birlikte. Ancak, genitiv durumunun anlamı ve kullanımı hala önemlidir ve dil bilgisinin temel bir parçasıdır.
Genitiv durumunda kullanılan birkaç cümle örneği:
Almanca’da “Seni seviyorum” ifadesi “Ich liebe dich” olarak söylenir. Bu ifade, birine olan duygusal bağlılığınızı ve sevginizi ifade etmek için kullanılır ve genellikle romantik bir bağlamda kullanılır.
“Ich liebe dich” ifadesi, genellikle bir ilişkinin ciddi bir noktasına ulaştığında kullanılır. Alman kültüründe, bu ifade hafife alınmaz ve genellikle sadece derin sevgi ve bağlılık hissedildiğinde kullanılır. Bu, bazı diğer dillerden farklı olabilir, örneğin İngilizcede “I love you” ifadesi daha geniş bir şekilde ve çeşitli bağlamlarda kullanılabilir.
Almanca’da daha hafif bir sevgi ifadesi olan “Ich hab dich lieb” ifadesi de vardır. Bu ifade genellikle aile üyeleri ve yakın arkadaşlar arasında kullanılır ve sevgi ve şefkat hislerini ifade eder, ancak genellikle romantik bir aşk ifadesi kadar güçlü değildir.
Almanca öğrenirken, dilbilgisi ve kelime bilgisi kadar konuşma ve yazma yeteneklerinizi geliştirmek de önemlidir. İletişimde, bir durumun veya eylemin ne kadar sık gerçekleştiğini ifade etmek çoğu zaman gereklidir. İşte burada Almanca sıklık zarfları devreye girer.
Sıklık zarfları, bir eylemin ne sıklıkta gerçekleştiğini belirtmemizi sağlar. Bu zarflar, konuşmalarımıza ve yazılarımıza daha fazla ayrıntı ve belirginlik katmak için önemlidir.
Bu yazıda, Almanca’da en yaygın kullanılan sıklık zarflarını ve bu zarfların cümleler içinde nasıl kullanılacağını ele alacağız.
Öncelikle Başlıkta da söz verdiğimiz gibi 17 adet Almanca sıklık zarfımızı örnek cümleler ile verelim:
Bu zarflar, bir eylemin sıklığını belirtir ve Almanca’da sıkça kullanılır.
Almanca sıklık zarfları, genellikle fiilin önünde yer alır ve bir eylemin ne sıklıkla gerçekleştiğini belirtir. Aşağıda bu zarfların kullanımına dair örnekler verilmiştir:
Bu zarfların yerleşimine dikkat edin. Genellikle eylemden hemen önce gelirler. Ancak, Almanca’da cümle yapısı konusu karmaşık olabilir ve bazen bu sıklık zarfları cümlenin başına veya sonuna gelebilir. Bu yüzden her zaman cümle yapısına dikkat etmek önemlidir.
Akkusativ durumunu belirlemek için genellikle “wen?” ya da “was?” (kimi? veya neyi?) sorularını sorarız. Bu, cümlenin doğrudan nesnesini belirlememize yardımcı olur. İşte birkaç örnek:
Bu, her cümlede hangi kelimenin veya kelime grubunun Akkusativ durumunda olduğunu belirlemenin etkili bir yoludur. Genellikle eylemin (fiilin) doğrudan hedefini belirtir.
Bununla birlikte, unutulmaması gereken önemli bir nokta, bazı fiillerin ve öncüllerin (prepositions) belirli durumları gerektirebileceğidir.
Örneğin, bazı öncüller yalnızca Akkusativ durumu gerektirir, bu yüzden bunlar Akkusativ durumunun hangi öğeyi etkilediğini belirlemenin başka bir yoludur.
RBI DÜsseldorf, Düsseldorf Tran Garına yalnızca 5 dakika yürüme mesafesindedir.
Hedeflerinize ulaşmak için ilk adımı atın. Almanca kurslarımız ve telc sınav hazırlık programlarımızla başarıya bir adım daha yakınsınız. Hemen başvurun ve profesyonel ekibimizle öğrenmeye başlayın!
